En Yaygın Yemek Borusu ve Mide Hastalığı; REFLÜ

admin     03-27-17     Sağlik     En Yaygın Yemek Borusu ve Mide Hastalığı; REFLÜ

Günümüzde her 5 kişiden birisinde REFLÜ hastalığı görülmektedir. En yaygın Yemek Borusu ve Mide hastalığı REFLÜ ve Korunma Yolları

Reflü Nedir?

Gastroözofageal reflü, yemek borusu ile mide arasındaki bariyerin değişik nedenlerden bozulmasıyla mide sıvısının yemek borusuna kaçması sonucu bu bölgede kimyasal tahribatlara neden olarak, üst karın bölgesinde ve göğüs kafesi arkasına yayılabilen ağrı, yanma ve midede ekşime şikayetleri ile seyreden bir kronik hastalıktır.

Stresle İlişkisi Nedir?

Stres reflü’ye neden olmaz. Fakat ruhsal olarak dengeli olmayan insanlarda, aşırı stres anksiete durumunda zeminde reflü hastalığı olmasa bile benzer şikayetler görülebilir. Bu grup hastalarda asit düşürücü ilaçlarda çok etkili değildir. Unutulmamalıdır ki reflü hastalığı midede asit fazlalığına bağlı bir hastalık değildir. Mide sıvısının doğal yapısı asittir. Bu sıvının aside dayanaksız yemek borusuna kaçması hastalık tablosunu ortaya çıkarır. Asit düşürücü ilaçlar, içildiği sürece etki yaparak şikayetler giderilir.

Bazı hastalarda zemindeki bozukluk az olsa bile şikayetleri fazla olabilir. Hastanın stresli yapısı olması asit artışı ile şikayetleri fazlalaştırabilir.

Reflü’nün Aşamaları Nelerdir?

Gastroözofageal reflü’ ye neden olan 3 temel hastalık vardır. Bunlardan birincisi yemek borusu ile mide arasındaki kapağın zaman zaman açıldıktan sonra geç kapanması sonucu ortaya çıkan hafif formdaki reflü hastalığı (tüm reflü şikayeti olan insanların yaklaşık %30 u bu gruptadır.) Bu gruptaki hastalar reflüden yaşam kaliteleri bozulmadan yaşarlar perhiz ve sosyal tedbirlerle hayatlarını idame ettirirler. Kalıcı tedaviler cerrahi ve endoskopik tedaviye ihtiyaçları yoktur.

İkinci grup bu kapağın değişik derecelerde açıldığı ve hiç kapanmadığı kapak yetmezliği grubu

Üçüncü grup kapağın açık kaldığı ayrıca karından göğüs boşluğuna çıktığı mide fıtığı grubudur.

İkinci ve özellikle üçüncü grupta hastalık ağır seyreder ve bu gruptaki hastalarda ilaçlar kapak sisteminde tamir yapmazlar, sadece mideden yemek borusuna kaçan suyun asit kapsamını nötralize ederek yemek borusunun asitle yanmasını engeller. Bu hastalar asit düşürücü ilaçlarla rahatlarlar fakat ilacı kestiklerinde özellikle mide fıtığı grubunda şikayetleri (yanma, ekşime, ağrı) hemen tekrarlar. Bu nedenle kalıcı tedavi laparoskopik cerrahiye bu gruplarda ihtiyaç duyulur.

Reflü’nün Beslenme İle İlişkisi Nedir?

Hastalığın oluşmasında çok yemenin ya da yanlış beslenmenin rolü yoktur. Ancak bariyerin bozuk olduğu hastalarda beslenme kurallarına uyulmadığı takdirde şikayetlerde artış olur. Yanlış bilinen bir nokta hastaların rejim yaparak kalıcı bir iyileşme beklentisidir. İlaç tedavisi gibi gıda rejimi de yapıldığı sürece etkilidir. Sadece Laparoskopik cerrahi ile tedavi sonrası gıda yasakları kalkar.

Reflü Hastaları Beslenmelerinde Nelere Dikkat Etmelidirler?

Reflü hastalarının uzak durması gereken yiyecek listesi;

Yağlı yemekler
Asitli içecekler
Alkollü içecekler
Kafeinli içecekler
Hamur işleri (poğaça, pizza, börek)
Ekşi yiyecekler
Çiğ sebze ve meyveler, (yeşil elma, portakal, domates, salça, çikolata, biber, baharat, kızartma, soğan, sarımsak gibi…
Sık ve az yemek, yatmadan en az üç saat önce gıda alımını kesmek altın standarttır.

Reflü Tedavi Edilmezse Sonuçları Neler Olabilir?

Hastalığın nedenine ve şiddetine göre asit düşürücü PPI ilaçlar veya laparoskopik cerrahi güvenilir ve uzun dönem sonuçları belli olan yöntemlerdir. Reflü öncelikle insanın yaşam kalitesini bozar. Yeme, içme, uyuma özgürlüğünü elinden alır. Yemek borusunda yara açılması, darlık gelişmesi ve kanser öncüsü Barret hücrelerinin gelişimi dışında mide sıvısının gırtlak bölgesine ve akciğerlere ulaşması ile başka şikayetler tabloya eklenir. Sürekli boğaz ağrısı ve öksürük, ses kısıklığı ve asthma şikayetleri başlıcalarıdır. İleri vakalarda uyku sırasında mide içeriği yemek borusuna kaçarak hastanın boğulurcasına öksürük krizlerine neden olabilir. Bariyerin ileri derecede bozuk olduğu, hastalarda ölünceye kadar asit düşürücü ilaç kullanmak zorunda kalabilir. Sürekli ilaç kullanmak maddi açıdan bir problem olduğu kadar psikolojik açıdan da sıkıntılı bir yoldur. Ayrıca ilaçların uzun süreli yüksek dozda kullanılması kemik erimelerine ve buna bağlı kalça kırıklarına neden olabilir. Bu durumda olan hastaların tecrübeli bir merkezde laparoskopik cerrahi alternatifini düşünmesi uygun olur.

Tedavi Yöntemleri…

Reflü hastalarının medikal ve cerrahi olmak üzere iki seçenekleri vardır. Medikal tedavide mide asit düzeyini düşüren proton pompa inhibitörleri kullanılır. Reflü’nün nedeni kapakçık yetmezliği ise, mideden yemek borusuna kaçış medikal tedavi altındayken de devem eder. Fakat asit düzeyi ilaçlarla düşürüldüğü için mide sıvısı kaçtığı halde hastada yanma şikayeti olmaz, ayrıca yemek borusundaki tahribatlar ortadan kalkar. Fakat hastaların kapak yetmezliği nedeniyle reflü gelişimi varsa ilacı kestikten sonra şikayetleri tekrarlar. Reflü hastalığının kalıcı tedavisi Laparoskopik cerrahidir. Laparoskopik cerrahi özellikle batı ülkelerinde çok yaygın kullanılan güvenilir ve komplikasyonları çok nadir bir yöntemdir.

Reflü hastalarına tavsiyeler…

Reflü şikayeti olanlar öncelikle hastalığın derecesini ve nedenini öğrenmek için endoskopi ile değerlendirilmeli gerekirse motilite çalışmaları ile tetkik edilmelidir. Kulaktan dolma bilgiler ve eşin dostun verdiği asit düşürücü ilaçlarla oyalanmamalıdır. Aynı şikayetler mide kanserinde bile olabilir. Düzensiz ilaç kullanmak hastalığın kontrolünü yaptırmamak ciddi sonuçlar doğurabilir. Reflü hastalarının karın içi basıncını artıran dar kıyafetlerden ve ağır sporlardan uzak durması gerekir. Sigara, alkol alışkanlığı olanların reflü ile yaşaması oldukça güçtür. Sürekli ilaç tedavisi kullanmak zorunda olan hastaların kalıcı tedavi seçeneği laparoskopik cerrahidir. Laparoskopik cerrahinin başarısı standart değildir. Tecrübeli cerrahlarda %90 üzeri başarı varken, vaka sayısı 200’ ün altında olan cerrahlarda başarı oranı %60 düzeyine iner…

Hep Birlikte Reflü Hastası Olup Olmadığımızı Ölçmek İçin Mini Test Yapalım Mı?

Uzun yıllardır midenizde yanma ve ekşime varsa,
Yedikleriniz yemek borusundan yukarı geliyor gibi oluyor ise,
Ağzınıza acı sular geliyorsa,
Çabuk acıkma ve midenizde kazıntı oluyor ve sürekli atıştırmak ihtiyacı hissediyorsanız,
Asit düşürücü ilaçlar şikayetlerinizi geçiriyor ve kullanmadığınızda tekrarlıyorsa,
Uzun süreli balgamsız öksürüğünüz varsa,
Sesinizde kısılma varsa,
Yemek borunuzda bir lokma var ve duruyor hissi varsa,
Uyurken boğulma hissi ve öksürükle uyanıyorsanız,
Boğazınızda sürekli ağrı oluyor ise,

Sizde reflü hastası olabilirsiniz..

Linkedin Google+ Pinterest Whatsapp


Etiketler:

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?