İnsülin Direncine Direnmek

admin     03-27-17     Sağlik     İnsülin Direncine Direnmek

Herşeye bir çözüm buluyorum da; kilo almama bir türlü engel olamıyorum. Sağ olasın İnsülin Direnci! Hayır; pek güzel kilo verebiliyorum. Ama, elimi dietten ne zaman çeksem sonuç hüsran! Al işte! Gene aldım 5 kilo! Ne oldu Dukan? Onu gitti, beşi geldi geri!

İnsülin direnci olan kadınlar için, o meşhur “üç beyaz” tam bir Bermuda Şeytan Üçgeni gibi. Herşeyin suçlusu Karbonhidratlar! Şeker! Yağ zaten felaket!

Sonuç: Kilo artışı, göbek!

Çözüm: Dirence karşı devamlı direnmek!
İnsülin direnci ile ilk kez tanıştığımda kaç yaşındaydım bilemiyorum. Beni iyiden iyiye rahatsız etmeye ve hayat kalitemi düşürmeye başlaması, sanırım yirmili yaşlarımın sonlarına denk geliyor. Yemek sonralarında sofrada olduğum yerden dahi kalkamadan uyku moduna geçmek tam bir kabustu! Herkes masayı toplamamak ve bulaşıkları yıkamamak için rol yaptığımı filan düşünürdü. Bıyık altı gülümsemeler, üflemeler, püflemeler… Oysa ben resmen kapsama alanı dışına çıkıyordum istemeden.

Bu durumun bir rahatsızlık neticesi oluşabileceği fikri nihayet aklımıza geldi. Doktorumun da yönlendirmesiyle birlikte, her yemekte önerilen ilacı kullanmaya başladım. Vücudumun gösterdiği insülin direncini kırmayı başardım ve giderek normal yaşama döndüm. Ama tabii ki bu tek başına yeterli değil. Dietimi en ufak bir bozmam ve hayatımdaki fiziksel aktivite ve spor oranını düşürmem, yeniden başladığım noktaya dönmeme tek sebeptir.

İnsülin direncinin hayat boyu sürecek bir sorun olduğunu ve geçmeyeceğini bilmeme rağmen arada sırada ipin ucu kaçıyor. İşte o ipleri ne kadar çabuk yeniden ele alırsam, o kadar az zararla kontrolü tekrar ele alabiliyorum.

Eğer siz de tatlı krizleri yaşıyor, unlu, şekerli, nişastalı besinlere düşkünlük duyuyor, sık acıkıyor, geceleri yemek yemek istiyor, açken bulduğunuz yemeklere resmen saldırıyor ve sonrasında uyukluyorsanız, çarpıntı, sinirlilik, çabuk öfkelenme halleri, unutkanlık, ödem vs. gibi sorunlar yaşıyorsanız bir endokronoloğa danışmalısınız bence.

İnsülin Direncinde hikaye özetle şu: Kanda insülin artıyor, insüline karşı vücutta cevapsızlık durumu oluşuyor ve bunun neticesinde kan şekeri başlangıçta düşüyor, sonra giderek artıyor. Bu dengesiz iniş çıkışlar beraberinde şeker hastalığının ortaya çıkması olarak sayılıyor.

Belli testler yapılarak, sizde yaşanan sorunların düzeyi ve şekli ve mücadele türü belirlenecektir. Ancak olmazsa olmazları bir kez daha belirtmekte fayda var. İlk olarak beslenme:

1- Beslenmede şekerli, unlu yiyecekleri tüketmemek: Ekmek, beyaz pirinç, makarna, erişte, kuskus, fırın-pastane mamulleri, cipsler, patlamış mısır, baklava vs. unutun!

2- Yağ tüketimini minimumda tutmak: Zeytinyağı ve az miktarda tereyağı serbest. Ancak trans yağlar yok.

3- Şeker tüketimini en aza indirgemek: Tatlılar, şekerlemeler, reçel, bal, pekmez, tatlı meyveler, meyve suları, meşrubatlar, gazozlar vs. yok!

İkinci ve en az ilki kadar önem taşıyan konu da “egzersiz yapmak”. Yürüyüş en ideal destek. Uzmanlar en az 5,000 adım atmanın vaz geçilmez olduğunu belirtiyor. İdeal olan günde 10,000 adım. Bunun yanı sıra bisiklet, yüzme gibi tek başınıza yapabileceğiniz spor türlerini de deneyebilirsiniz. Evde ufak bir çabayla düzenli olarak yapacağınız yarım saatlik bir aerobik programı da dengenin kurulmasında faydalı olacaktır.

Bunlar her insanın zaten dikkat etmesi gereken prensipler. Ancak metobolik sendrom gibi, insülin direnci gibi birbirini tetikleyen rahatsızlıklara sahip olan bizler; diğer insanlara göre çok daha dikkat etmek zorundayız. Çünkü beslenme ve egzersiz prensiplerinde umarsız davranmak diğerlerine dokunmayabilir ancak, bizleri süründüreceği kesindir.

Linkedin Google+ Pinterest Whatsapp


Etiketler:

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?